Nem ve Yağış

NEMLİLİK

Nemlilik yer yüzünde canlı hayatının gelişmesinde ve devamında çok önemli bir unsurdur.

Nemlilik hava ve iklim şartları bakımından da çok önemlidir. Her şeyden önce yağışların kaynağı, havadaki su buharıdır.  

Her sıcaklıkta buharlaşma gerçekleşir. Bu sebeple atmosferde sürekli bir miktar nem vardır. Buna atmosfer nemliliği denir.

Nemliliği ölçen alete de higrometre denir.  

1.MUTLAK NEM

1 m³ hava içinde bulunan nemin gr olarak ağırlığına mutlak nem denir.

Su buharının miktarı hacim itibariyle  hiçbir zaman havanın % 4’ünü aşmaz.

MUTLAK NEMDE ETKİLİ FAKTÖRLER

  1. a) Buharlaşma Yüzeyi

Buharlaşma yüzeylerinden (okyanus , deniz , akarsu , göl ,buzul ve  bitki örtüsü gibi)   uzaklaştıkça mutlak nem azalır. Örnek; deniz kıyısından kara içlerine, ormanlık alandan ormansız alana gidildikçe mutlak nem azalır.

  1. b) Sıcaklık

Sıcaklık arttıkça buharlaşma artacağından, genellikle mutlak nem de artar. Örnek; Ekvatordan kutuplara doğru mutlak nem azalır. Ayrıca  yazdan kışa, gündüzden geceye geçildiğinde mutlak nem azalır.  

Uyarı!

Sıcaklık arttıkça her zaman mutlak nem artmayabilir. Ama sıcak denizlere yaklaştıkça mutlak nem her zaman artar.

Mutlak nem Ekvator çevresindeki denizler üzerinde çok fazla iken , dönenceler çevresindeki çöl alanlarında çok azdır.

c)Rüzgarların Esme Yönü

Denizden gelen rüzgarlar mutlak nemi artırırlar.

  1. d) Okyanus Akıntıları

Sıcak su akıntılarının etkili olduğu yerlerde mutlak nem fazladır.

2.MAKSİMUM NEM (DOYMA MİKTARI)

Belirli bir sıcaklıkta 1 m³ havanın taşıyabileceği en fazla nem miktarına maksimum nem denir.

Sıcaklık arttıkça havanın hacmi genişler ve alabileceği nem miktarı da artar. Hava soğuduğunda ise hacmi daralır ve alabileceği nem azalır.    

                                                                                      

Eğer hava sıcaklığına uygun nem almış ise o havaya doymuş hava denir.

Sıcaklık arttıkça maksimum nem  artar. Buna örnekler;                          

-Yükselen havanın yağış bırakması,

-Föhn rüzgarının kurutucu etki yapması,

-Çöllerde havanın nem açığının fazla olması,

-Alçalıcı hava hareketleri sonucunda havanın nem açığının artması,

-Gündüz sis yoğunluğunun az olması veya gece oluşan sislerin gündüz ortadan kalkması

  1. BAĞIL NEM (NİSBİ)

Belirli bir sıcaklıktaki hava kütlesinin içinde bulunan nem miktarının , o sıcaklıkta alabileceği en fazla nem miktarına oranına bağıl nem denir. 

Bağıl nem  havada bulunan nemin yüzde cinsinden değeridir.

Bağıl nem havanın neme doyma oranını verir. 

Bir yerde yağış olabilmesi için bağıl nem %100 ‘ü aşması gerekir.  

BAĞIL NEMDE ETKİLİ FAKTÖRLER

  1. a) Sıcaklık

Sıcaklık artarken mutlak nem aynı şekilde artmıyorsa; bağıl nem azalır.

***Bağıl nem azaldıkça buharlaşma artar.

  1. b) Yükselti

Yükseklere çıkıldıkça sıcaklık azalır ve bağıl nem artar.

  1. c) Mutlak Nem

Sıcaklık aynı iken zaman içinde mutlak nem artarsa, bağıl nem de artar.

Uyarı!

Bağıl nem Ekvator çevresinde yüksek iken ,çöl bölgelerinde ve kara içlerinde azdır.

Yurdumuzda bağıl nem en yüksek, Karadeniz Bölgesi’nde, en düşük ise, G.Doğu Anadolu Bölgesi’ndedir.

YOĞUNLAŞMA

Hava içindeki su buharının soğuması sonucu katı veya sıvı hale dönüşmesi olayına yoğunlaşma denir.

Yoğuşma noktasına iki yoldan erişilir. Bunlar :  1- Havadaki nem miktarının artması;  2-Sıcaklığın azalmasıdır (tabiatta en fazla görülen yoğuşma biçimidir).

Havanın alttan  soğuması sonucu oluşan yoğunlaşma biçimine sis  denir . 

Sis olayının en önemli özelliği, dünya yüzeyi ile temas eden havanın soğuması sonucunda  meydana gelmesidir.

Sıcak ve nemli bir havanın daha soğuk bir yerle teması sonucu sis oluşur. Sıcak ve soğuk hava kütlelerinin karşılaşması da sislere yol açar.

BAŞLICA SİS OLUŞUM ŞEKİLLERİ

*Rüzgar, ılık denizlerden soğuk karaya eserse karada sis oluşur.

*Rüzgar, sıcak denizlerden soğuk denizlere eserse soğuk sular üzerinde sis oluşur.

*Rüzgar, sıcak karalardan soğuk denizlere eserse deniz üzerinde sis oluşur.

*Serin denizler üzerinde alçalan hava kütleleri sis oluşumuna neden olur.

*Yamaç Sisleri: Sıcak ve nemli havanın yamaç boyunca yükselirken soğumasından dolayı oluşan bir sis türüdür.

*Cephe Sisleri: Yağış anında soğuk hava içindeki sıcak yağmur damlacıklarının soğuması ile oluşan sislerdir.

BULUTLAR

Yükselen havanın yoğunlaşması sonucunda çok küçük su taneciklerinin bir araya gelmesiyle bulutlar oluşur. Bulutluluğu ölçen alete nefometre denir.

Meteoroloji istasyonlarında ölçülen bulutluluk ,gökyüzünün oranı 10 kabul edilerek sınıflandırılır.

0-2 oranı Açık havayı

2-8 oranı Bulutlu havayı

8-10 oranı Kapalı havayı ifade eder.

Sıcaklık azaldıkça bulut yoğunluğu artar. Ancak bu durum her zaman doğru değildir.

Örnek: Kutuplarda ve troposferin üst katlarında nem  az olduğundan bulut yoğunluğu buralarda azdır.

BULUT ÇEŞİTLERİ 

KÜMÜLÜS BULUTLARI

Isınan havanın yükselerek soğuması sonucu oluşur. Bulutu oluşturan su taneciklerinin yoğunlaşması aynı seviyede başladığı için alt kısımları düzdür.  Genellikle sıcak dönemlerde görülürler.  

Kümülüs bulutlarının daha da yükselerek soğuması sonucu kümülonimbus bulutları oluşur ve sağanak yağışlara neden olur.

SİRÜS BULUTLARI

Çok yükseklerde oluşan bulutlardır. Çok seyrek buz kristallerinden oluşan ve tüye benzeyen bulutlardır. Genelde yağış getirmezler. Bunlar, bir siklonun (Alçak Basınç) yaklaştığının ve havanın bozacağının habercisidirler.

STRATUS BULUTLARI

Yer’in üstünde, asılı gri bir tabaka gibi duran koyu renkli bulutlardır. Genelde yağışlara yol açarlar.

Yukarıdaki bulutlar ana bulutlardır. Ancak gökyüzünde, özelliklerine göre, sirrokümülüs, kümülonimbus, sirro-stratus gibi adlarla anılan karma bulutlar da görülür. Ayrıca, yağış bırakan bütün bulutlara nimbus adı verilmektedir.

Yurdumuzda her mevsim yağış alan Karadeniz Bölgesi’nde (Özellikle Doğu Karadeniz Bölümü) bulutlu gün sayısı en fazla iken, bulutlu gün sayısı en az olan bölge G.Doğu Anadolu Bölgesi’dir.

YAĞIŞLAR

Havadaki nemin yoğunlaşarak katı veya sıvı halde yeryüzüne düşmesi olayına yağış denir. Bir yere düşen yağış miktarını ölçen alete plüviyometre denir.

YAĞIŞ TÜRLERİ

ÇİY

Hava içindeki su buharının soğuk cisim yüzeyleri üzerinde su tanecikleri şeklinde yoğunlaşması olayıdır. Yoğunlaşma 0 °C ‘nin üstünde gerçekleşmiştir. Oluşumu sabaha karşı görülür. Özellikle ilkbahar ve sonbaharda görülür.

KIRAĞI 

Havadaki su buharının soğuk cisimler üzerinde, 0°C’den düşük sıcaklıklarda kristaller şeklinde yoğunlaşmasıyla oluşur.

KIRÇ 

Havadaki su buharının çok soğumuş cisim yüzeylerinde buza dönüşmesidir.

YAĞMUR

Bulutu oluşturan su taneciklerinin damlalar halinde yeryüzüne düşmesi olayıdır.

KAR

Bulutu oluşturan su taneciklerinin  0 °C nin altındaki bir sıcaklıkta buz kristalleri şeklinde yeryüzüne düşmesi olayıdır.  

DOLU

Havadaki nemin hızla yükselmesi ve çok soğuması sonucu buz tanecikleri şeklinde yeryüzüne düşmesi olayıdır. Havanın ani yükselmesi genellikle ilkbahar ve yaz mevsiminde görülür.

 

OROĞRAFİK (YAMAÇ) YAĞIŞLARI 

Yer şekillerinin etkisiyle oluşurlar. Nemli hava kütlesinin bir dağ yamacına çarparak yükselmesi ve soğuması sonucu oluşurlar. Türkiye’de en fazla Karadeniz ve Akdeniz Bölgelerinde görülür. Batı rüzgarları ve Muson rüzgarlarının etki alanlarında görülen yağışlar bu şekilde oluşmuştur.  

Hava kütleleri yamaç boyunca yükselirken en fazla yağışı 500 – 1000 m yükseltiler arasına bırakırlar. Yükselti arttıkça (1000 m’lerden sonra) mutlak nem azaldığı için yağış da azalır.

KONVEKSİYON (YÜKSELİM, KIRKİKİNDİ) YAĞIŞLARI 

Isınan havanın yükselerek soğuması sonucu oluşurlar. Türkiye genelinde sıcak dönemlerde görülen yağışlar bu şekildedir. En fazla İç Anadolu Bölgesinde görülür. Bu yağışlara halk arasında Kırkikindi yağışları denir. Dünya üzerinde ise en fazla Ekvatoral bölgede görülür.  

CEPHESEL (FRONTAL )YAĞIŞLAR 

Sıcak ve soğuk hava kütlelerinin karşılaşma alanlarında meydana gelen yağışlardır. 

Dünya’da en çok, Orta kuşakta ve 60° enlemleri civarında görülür. Türkiye’de, özellikle kış mevsiminde görülen yağışların çoğu cephesel kökenlidir. En fazla Akdeniz Bölgesinde görülür.

Uyarı!

Yağış oluşumlarında ortak özellik yükselen havanın soğumasıdır.

Alçalıcı hava hareketleri, karadan gelen hava ve engebesiz bir alanda hareket eden hava yağış bırakmaz.

YAĞIŞLARIN DAĞILIŞINDA ETKİLİ FAKTÖRLER

Denize göre konum: Kıyı bölgeler iç kesimlere göre daha fazla yağış alır.

Yükselti: Yükseltisi fazla olan bir yer her zaman çevresine göre daha fazla yağış alır. Sebebi; yoğunlaşmanın daha çok yükseklerde gerçekleşmiş olmasıdır.

Dağların uzanış doğrultusu: Dağların kıyıya paralel olduğu yerler daha fazla yağış alır. Ayrıca bu dağlar hakim rüzgar yönüne dik bir şekilde yükselmiş ise yağış miktarı daha da artar.

Rüzgarların esme yönü: Denizden karaya doğru esen rüzgarlar yağış bırakırken , karadan gelen rüzgarlar yağış getirmez.

Okyanus akıntıları: Sıcaksu akıntılarının etkili olduğu yerlerde nemlilik fazla olduğundan, yıllık yağış miktarı da fazladır.

Basınç merkezi: Yüksek Basınç alanlarında alçalıcı hava hareketinden dolayı yağış oluşmaz. Çünkü alçalan hava alttan itibaren ısınır ve hava doyma noktasından uzaklaşır. Alçak Basınç alanlarında ise yükselici hava hareketlerinden dolayı yağış oluşur. Yükselen hava soğur ve doyma noktasına ulaşır.

Güneş Işınlarının Düşme Açısı: Ekvatoral Bölgede güneş ışınlarının düşme açısı büyüdükçe, buharlaşma artar. Atmosfere karışan nem miktarı artar.Bunun sonucunda yağış miktarı da artar. Bunun yanında Kutuplara güneş ışınları yıl boyunca eğik açı ile gelmekte ve buharlaşama ile atmosfere karışan nem miktarı az olmaktadır. Bundan dolayı da kutuplarda yağış miktarı azdır.

Dünyanın En Fazla Yağış Alan Bölgeleri

  • Ekvator çevresi       
  • Muson iklim bölgesi (dünyanın en fazla yağış alan merkezi bu iklim kuşağında Çerapunçi’dir.  12000 mm yağış alır.)
  • Ilıman kuşak karalarının batısı  

Dünyanın En Az Yağış Alan Bölgeleri

  • Dönenceler çevresindeki çöl alanları
  • Ilıman kuşak kara içlerinde etrafı dağlarla çevrili çukur alanlar.
  • Kutup bölgeleri (Kutuplarda bağıl nem yüksek olmasına rağmen yağış miktarı azdır. Sebebi: sıcaklığın düşük olmasından dolayı buharlaşmanın  ve mutlak nemin az olmasıdır.

 

Cevap Yaz