Türkiye’nin Çevresindeki Bölgesel Sorunlar

0
3.099 Görüntülenme
Türkiye'nin çevresindeki bölgesel sorunlar
Türkiye'yi ilgilendiren başlıca sorunlar

Türkiye’nin çevresindeki bölgesel sorunlar 12. sınıf coğrafya Türkiye’nin jeopolitiği ünite konusu içerisinde anlatılmaktadır. Türkiyeyi ilgilendiren başlıca sorunlar; doğrudan ve dolaylı ilgilendiren sorunlar olmak üzere ikiye ayrılır.

Türkiye’yi İlgilendiren Sorunlar

Bir ülkenin komşularıyla dil, din, tarih ve kültürel yönden benzerlik göstermesi ülkenin jeopolitik görünümüne güç katarken, bazende aynı özellikler sorun yaşamasına neden olmaktadır. Bu durum Türkiye’nin iç ve dış politikalar oluşturulmasını ve yönlendirilmesini etkilemektedir. Türkiye’nin çevresinde gerçekleşen sorunlardan bazıları Türkiye’yi doğrudan ilgilendirirken, bazıları dolaylı yönden ilgilendirmektedir.

Türkiye'nin çevresindeki bölgesel sorunlar
Türkiye’yi ilgilendiren başlıca sorunlar

Batı Trakya SorunuBatı Trakya Sorunu

Türkiye’nin çevresindeki bölgesel sorunlar;Türkiye ile Yunanistan arasındaki sorunlardan biridir. Yunanistan sınırları içerisinde yer alan, Meriç nehrinin batısı ve Rodop dağlarının güneyini oluşturan yere Batı Trakya denir. Burada yaşayan Türk nüfusuna Batı Trakya Türkleri denir. Önemli şehirleri Dedeağaç, Gümülcine ve İskeçe’dir.

Batı Trakya 557 yıl Türk hakimiyeti hüküm sürmüştür. Bu nedenle Batı Trakya, Türk ve İslam kültürünün hüküm sürdüğü bir bölge haline gelmiştir. Türklerin bölgedeki hakimiyeti sona erdiğinde dahi nüfusun %80 Türkler oluşturmaktadır.

Batı Trakya’da yaşayan Türkler ile İstanbul’da yaşayan Rumlar, 1923 yılında imzalanan Lozan Barış Antlaşmasına göre tüm azınlık haklarından eşit şekilde yararlanacaktır maddesi bulunmaktadır. Yunanistan tek taraflı bu antlaşma şartlarına uymamış antlaşma şartları hep lehine işlemiştir.

Yunanistan zamanla Türk azınlığın sayısını tam olarak göstermemeye, Türk azınlığı sadece Müslüman azınlık olarak görmeye başlamıştır. Müslüman azınlığın Türkiye’yi ilgilendirmediğini öne sürmektedir. Bu sebeble Yunanistan ile Türkiye arasında Batı Trakya Sorunu yaşanmıştır.

Türkiye Batı Trakya Sorununda Lozan Barış Antlaşmasının şartlarının adil bir şekilde uygulanması istemiştir. Barışçıl ve uluslararası antlaşmalara uygun politikalar izlemiştir.

Irak Sorunu

Körfez Savaşı Gazete Manşeti
17 Ocak 1991 Körfez Savaşı Gazete Manşeti

Türkiye’nin çevresindeki bölgesel sorunlar;Türkiye, Irak, İran, ABD, İngiltere arasında yaşanan ırak sorundur. Türkiye Irak arasındaki ilişkiler 1980’lere kadar genelde istikrarlı bir şekil izlemiştir. Daha sonraları Irak’ın Kuveyt’i  işgaliyle başlayan gelişmeler, bunun sonucu olarak ABD’nin Irak’ı işgal etmesi ve Körfez Savaşının başlaması (17 Ocak 1991) gibi olaylar Türkiye ile Irak arasındaki gelişmeleri olumsuz etkilemiştir. Körfez savaşı sonrası Irak’ta oluşan istikrarsızlık ortamı Türkiye’yi ve bölge ülkeleri olumsuz etkilemiştir.

ABD ve İngiltere Irak petrollerine sahip olmak için Irak’ı işgal etmiştir. 20 Mart 2003 yılında yapılan işgalden sonra günümüze kadar süren sorunlar yaşanmıştır. İşgalden sonra ortaya çıkan kaos ortamında binlerce Amerikan askeri ölmüş, Milyonlarca Iraklı sivil ve askeri nüfus katledilmiştir. Günümüzde de istikrar ortamı hala sağlanmış değildir.

Türkiye’nin Irak’ın toprak bütünlüğü ve bağımsızlığından yana politikalar benimsemiş, sorunların çözümünde barışçıl bir süreç izlenmiştir.

Kıbrıs Sorunu

Kıbrıs Fiziki Haritası
Kıbrıs Fiziki Haritası (Haritayı büyütmek için üzerine tıklayınız.)

Türkiye’nin çevresindeki bölgesel sorunlar; Türkiye, Yunanistan ve İngiltere arasında yaşanan bir Kıbrıs sorunudur. Kıbrıs coğrafi konum itibariyle Doğu Akdeniz’de yer alan Stratejik öneme sahip olan bir adadır.

Kıbrıs Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının birbirine en çok yaklaştığı yerde bulunur. Bu nedenle Doğu Akdeniz, Kuzey Afrika ve Avrupa’daki stratejik dengeler üzerinde etkili bir konuma sahiptir.

Lozan barış antlaşmasının 21. maddesinde Kıbrıs’ta yaşayan Türklere iki yıllık seçme hakkı tanınmıştır. Bu süre sonunda Kıbrıs’ta kalmak istemeyen binlerce Türk adayı terk etmiştir. Kıbrıs’ta sayıları azalan Türklere çeşitli saldırılarla onları da göçe zorlamışlardır.

İngiltere’nin Kıbrıs’tan çekilmesi sonucu 1959 yılında Londra ve 1960 yılında Zürih Garantörlük antlaşmaları antlaşmaları sonucunda Kıbrısta yaşayan Türkler ve Rumlara eşit haklara sahip olma koşulu ile Kıbrıs Devleti kurulmuştur.

1963 yılında adayı Yunanistan’a bağlamak isteyen Rumlar tarafından silah kullanarak Kıbrıs Devleti yıkılmıştır. Sonrasında adadaki Türklere baskı ve saldırılar yapılmıştır. 1964 yılında Birleşmiş milletleri adaya barış gücü askeri göndermiştir. İki taraf arasında antlaşma süreci başarısız olmuş ve adanın Yunanistan’a verilmesi yönünde girişimler olmuştur.

Bunun üzerine Türkiye garantörlük hakkını kullanarak 1974 yılında Kıbrıs Barış Harekatını gerçekleştirmiştir. Harekat sonucu Türklere yönelik baskılar sone ermiş, Kıbrıs Türk halkının egemenlik hakları korunmuştur. 1983 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kurulmuştur.

1990 yılında Kıbrıs Rum Kesimi tek taraflı olarak Kıbrıs adıyla Avrupa Birliğine başvurmuş ve üyeliği kabul edilmiştir. Bu durum adadaki iki toplum arasındaki sorunu daha da derinleştirmiştir. Türkiye adadaki sorunun çözmü için geçmişte olduğu gibi günümüzde de barışçıl politikalarını sürdürmektedir.

Ege Denizi’ndeki Kıta Sahanlığı Sorunu

Ege Denizi'ndeki kıta sahanlığı sorunu
Ege Denizi’ndeki kıta sahanlığı sorunu

Türkiye ile Yunanistan arasında en önemli sorunlardan birisi, kara suları ve kıta sahanlığı sorunudur. Ege’de kıta sahnlığının saptanması ve kara sularının genişletilmesi sorunları, Ege Denizi’nin coğrafi yapısının etkisinin yoğun olarak gözlemlendiği uzlaşmazlıklardandır.

1960 ile 1973 yılları arasındaki dönemde Ege’deki kıta sahanlığının tümünün kendisine ait olduğunu iddia etmeye başlamış ve bazı yabancı petrol şirketlerine petrol arama izni vermiştir. Buna karşılık Türkiye, Ege kıta sahanlığında en az Yunanistan kadar haklara sahip olduğunu, bu haklardan asla vazgeçmeyeceğini açıklamış ve Ege denizine araştırma gemisi göndermiştir.

Kara sularının Türkiye ile Yunanistan arasında ciddi boyutlara gelen bir sorun oluşturmasında Yunanistan Ege kara sularının 6 milden 12 mile çıkarma arzusudur. Yunanistan bu yönde bir karar almasına rağmen Türkiye’nin karşı çıkışı nedeniyle bu kararını uygulayamamıştır. Yunanistanın Ege’de kara sularını 12 mile çıkarması kabul edilirse Ege denizi tam olarak Yunan gölü haline gelecektir.

Türkiye bu sorunu ikili görüşmelerle çözümlenmesinden yana olurken Yunanistan sorunu uluslararası forumlara ve yargı organlarına götürmeye çalışmaktadır.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 25 Ağustos 1976’da her iki devlete kıta sahanlığı dahil olmak üzere Ege’deki sorunları görüşmeler yoluyla çözümlemesi çağrısında bulunmuştur. Türkiye ile Yunanistan arasında 1976 yılında imzalanan  Bern antlaşması Ege’deki kıta sahanlığı sorunun görüşmeler yoluyla çözümlenmesini öngörmektedir.

Başlıca Ege Denizi Sorunları

  1. Karasuları ve kıta sahanlığı ile bu alanların sınırlandırmalarını da kapsayan deniz yetki alanları sorunu
  2. 1923 Lozan Antlaşması, 1947 Paris Antlaşması ve konuya ilişkin diğer uluslararası belgeler çerçevesinde Doğu Ege Adaları’nın silahsızlandırılması sorunu
  3. Bazı coğrafi formasyonların yasal statüsüne ilişkin sorunu
  4. Yunanistan’ın uluslararası hukuka aykırı olarak ulusal hava sahasının 10 deniz mili genişliğinde olduğunu iddia etmesi ve Uçuş Bilgi Bölgesi (FIR) sorumluluğunu istismar etmesi sorunu
  5. Arama Kurtarma (SAR) Faaliyetleriyle ilgili sorunlar.

Bakınız: http://www.mfa.gov.tr/baslica-ege-denizi-sorunlari.tr.mfa

Suriye ile Fırat ve Dicle’nin Sularıyla İlgili Yaşanan Sorunlar

Fırat ve Dicle Harita
Fırat ve Dicle Su Sorunu

Türkiye’nin çevresindeki bölgesel sorunlar Fırat ve Dicle nehirleri Türkiye topraklarında doğup, Suriye ve Iraktan geçerek Şat-ül Arap ismiyle birleşerek Basra Körfezi’ne dökülür. Bu nehirler Ortadoğu’nun en önemli su rezervlerine sahip nehirleridir. Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) ile bölgede geniş bir alanın sulu tarıma kazandırılması ile bu nehirlerin Suriye’ye akan sularında azalma endişesi yaratmıştır. Bu durum iki ülke arasında su paylaşımına dayanan gerilimler yaşanmaktadır. Türkiye’nin en büyük barajları olan Keban, Karakaya ve Atatürk barajlarının yapılmasıyla bu sorunun dahada artmıştır. 1987 yılında Suriye ile Türkiye arasında yapılan antlaşma ile Türkiye Suriye sınırından yıllık ortalama 500m³/sn’den fazla su bırakma sözü vermiştir.

Bosna-Hersek SorunuBilge Lider Aliya İzzetbegoviç

Yugoslavya’nın dağılması ile yeni kurulan bir cumhuriyet olan Bosna-Hersek’te yaşayan Boşnak müslümanlara sırplar tarafından soykırım yapılmıştır. Burada yaşayan bir çok boşnak müslüman kardeşimiz göç etmek zorunda kalmıştır. 1990’li yıllarda Avrupa’nın gözleri önünde Sırpların katliamları, Bosna Hersek Devletinin kurulmasına engel olamamıştır. 1992 yılında Bosna-Hersek Cumhuriyeti kurulmuştur.

Makedonya Sorunu

Türkiye’nin çevresindeki bölgesel sorunlar Yugoslavya dağılmasıyla Makedonya Cumhuriyeti 1991 yılında kurulmuştur. Siyasal ve etnik gruplar arasında yer alan bir sorundur.Farklı etnik grupların olması (Türkler, Arnavutlar, Rumlar, Sırplar) zaman zaman gerginliklerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Filistin Sorunu

Ortadoğu’da İsail’in Filistin topraklarını işgali ile başlayan sorun halen devam etmektedir. Sadece filistin toprakları ile yetinmemiş Suriye’nin Golan Tepelerini de işgal etmiştir.Lübana saldırmış. Ortadoğuda Huzur ve sukunetin bozulmasına neden olmuştur.

Kosova Sorunu

Kosova’nın bağımsızlığını ilan etmesiyle Sırbistanın bu durumu tepki vermesi sonucu ortaya çıkan davranıştır. Sorun hala çözülmüş değildir. Sırbistan halen Kosova topraklarının kendi toprağı olduğunu ileri sürmektedir.

Sıcak Çatışma Bölgeleri

Devletler arası sorunlar, bazen sıcak çatışmalara neden olmaktadır. Dünyanın değişik yerlerinde farklı nedenlere dayalı sıçak çatışma bölgeleri bulunmaktadır. Ortadoğu, Kafkasya, Orta Asya, Afrika kıtasında bir çok ülkede sıçak çatışmalar sürmektedir.

Sıcak çatışmalara neden olan faktörler

a)Doğal Unsurlar:

Su kaynakları, Enerji, Toprak ve Yeraltı kaynaklarının paylaşımı

b)Beşeri ve Ekonomik unsurlar:

Ekonomik sorunlar, sınır sorunları, geçmişe dayalı sorunlar, bağımsızlık istekleri gibi

Bu konuya bağlantılı Türkiye’nin jeopolitik konumu ve bu konumun sonuçlarını öğrenmek için aşağıdaki linke tıklayınız.

https://derscografya.com/turkiyenin-jeopolitik-konumu-ve-onemi/ 

EBA üzerinde Türkiye’nin çevresindeki bölgesel sorunlar video izlemek için tıklayınız.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.